Yazının baÅŸlığını “Dilimizi korumak” olarak düşünmüştüm ancak daha vurgulu olması için “Türkçe’yi Korumak” baÅŸlığını uygun gördüm. BaÅŸtan belirteyim bu yazıyı yazarken amacım Türkçe’nin bozulmasına ve nedenlerine deÄŸinmek …

Sanırım Türkçe olmayan isimler kurulan dükkanlar ile baÅŸladı. Devamında internet dili dedikleri kısaltmalar ve bozukluklar ile devam etti. Bugün ise gördüğüm kadarıyla durum çok daha vahim …

E-Dünya içerisinde Türkçe karakterlerin neredeyse hiç kullanılmıyor olması, koÅŸturma halinde geçen hayatımızın cümlelerimize resmen bir balta vururcasına kısaltması/kesmesi, yabancı kelimelere Türkçe karşılık bulmaktansa aynen kullanılması ve daha niceleri …

Bugün; okuduÄŸumuz yazılarda, yapılan yorumlarda, televizyon ve radyo programlarında, mesajlaÅŸmalarımızda, iletiÅŸimimizde neredeyse yeni bir dil kullanır hale geldik. Anlatmak istediÄŸimiz bir konuya sadece Türkçe kullanarak anlatamaz hale geldik …

ÜretmediÄŸimizden olsa gerek tüm dünyada bize tanıdık gelecek ayran ve kebaptan baÅŸka kelime bilmiyoruz. Üretiyorsak bile tüm dünya kabul etsin diye yabancılara yönelik marka ve isimlerle üretiyor, yerel kaygılarımızı bir kenara bırakıp “biz dünyaya bir terim/kelime/isim kazandıralım” düşüncesini önemsemiyoruz. Yurt dışında yazı yayınlatacağız diye göbeÄŸimizi çatlatıyor ancak Türkçesini hazırlayıp paylaÅŸma zahmetine girmiyoruz.

İngilizcenin de çok deÄŸiÅŸtiÄŸi ve hatta bir süre sonra bugünkü ingilizce ile çok farklı olacağı ifade ediliyor. Tüm dünyada kabul edilmiÅŸ bir dil olarak benimseniyor. Ancak özeneceksek dilin inanılmaz bozulmasına deÄŸil tüm dünyada kabul edilen bir olmasına özenmeli ve hatta bu hedeflemeliyiz. Üretmeli, ürünler vermeli ve paylaÅŸmalıyız. Tabii boÅŸ laflar, gereksiz tartışmalar, sonsuz döngüye girmiÅŸ yaklaşımlar, üretmek yerine tüketmek ile olmaz bu iÅŸler …

Bence dilimize sahip çıkmalıyız. DoÄŸru iletiÅŸim ve baÅŸarılı yeni nesiller yetiÅŸtirebilmek için dilimizi korumalıyız. Yabancı terimlere Türkçe karşılıklar bulmalı ve kullandığımız dili yabancı kelimelerden arındırmalıyız. Tabiiki birden fazla dil bilmek önemlidir ancak bu Türkçe’nin geri plana atılması hatta o dillere yakınlaÅŸtırılması anlamına gelmemelidir …

Bence


Tarih: 7 Nisan 2008 10.02 EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Yorum: View Comments
Okunma: 4.604
Geri izleme: Burada
Kategori: Türkiye, Yaşam
Etiketler: ,
  • Abdullah
    Türki yede Türkçenin bukadar güzel kullanıldığı bir forum görmek çok güzel Hem bu mesajlarınız sayesinde Türkçe öğretmenim G.G den iyi vi not alıcağıma inanıyorum
  • mUrAt mAfYa BaBAsI PoLaT
    çok güzel tebrik ediyorum sizin sayenizde öğretmen türkçeme beş verdi
  • ylmz
    ehh yinede güzel olmuss:Dbu sözlerlemi türkçemizi koruyaca??zD:ama benn korurum:D
  • mÜgE
    SLM GÜSEL OLMUŞ AMA ÇOKK AZZ:(:( TÜRKÇEYİ BU KADARÇIK SÖZLERLE Mİ KORUCAZZZZ NEYSE AAMA GENE DE GÜSEL(SAYILIR)
  • Yine güzel bir noktaya deÄŸinmiÅŸsin Erdem, teÅŸekkürler.

    Aslında tartışılabilecek bir konu bu Türkçeyi korumak meselesi. Tarihi bizim bildiğimiz Orhun abidelerine yani 700'lü yıllara dayanan Türk yazı dili tahmin ettiğimizden de daha eski bir dönemde teşekkür etmiştir. Zira en kötü ihtimalle 700 yılından bir bin sene geriye gitmek gerekir. Çünkü Orhun abidelerinde kullanılan dilin oluşabilmesi için en az 1.000 yılın geçmesi gerekir. Böylelikle biz de Türk dilini millattan öncesine kadar götürebiliriz. O zaman yaklaşık 2500 yıllık bir Türk yazı dili tarihimizin varlığından bahsedebiliriz.

    Şimdi bu 2.500 yıllık süre içerisinde Türkçe değerinden bir şeyler kaybetmemiş de bugün mü kaybedecek? Ben sanmıyorum. Türkçenin bir sorunu yoktur. Sorun Türkçeyi konuşan insanların sorunudur. Dili söz dizimi ve kelime dağarcığı açısından iki şekilde değerlendirmek gerekiyor. Biz tarihimiz boyunca diğer dillerden kelime aldık. Köktürkler zamanında da aldık, Uygurlar zamanında Soğdlardan aldık, Selçuklu zamanında Farsçadan aldık, Osmanlı zamanında Arapça ve Farsçadan aldık, Tanzimat zamanında Fransızcadan aldık vs. vs. Evet zaman zaman aşırı alışımız olsa da söz dizimine hiçbir zaman zarar veremedik. Siz 2.500 yıl önce yaşayan bir Türk ile yanyana gelseniz çok rahat olmasa da anlaşabilirsiniz. Çünkü söz dizimimiz aynı. Yani özne başta, nesne ortada, yüklem de sonda. Bu önemli bir husustur. Yine dediğim gibi Türkçeyi, Türkçe konuşanların elinden kurtarmak gerekiyor. Bu da yukarıda sizin bahsettiğiniz ile paralel bir görüş sanırım. :)
  • En büyük sorunlardan biri de bu. Tüm yabancı teknolojilere özel bir kimlik atanıyor. Türkçe'de karşılığı yokmuÅŸ gibi İngilizce kullanılıyorlar anlatımlarda.

    Arçelik gibi birçok değerli üreticimiz aynı işi yapıyor. Geliştirdikleri teknolojilere Türkçe isim koymaktan acizler. Aciz değiller aslında; İçlerinde duydukları pazarlama korkusundan da ileri geliyor olabilir.
  • Zaten bir çeliÅŸki var, ismin Türkçe ürünün ingilizce ne anladım ben bu iÅŸten. Bunu görüp isimlerinide deÄŸiÅŸtirmezler umarım :D aynen fıratın yaptığı gibi.

    En azından Türkçe isim kullan bunun kısaltmasını yabancı marka yap. Mesela Arçelik Hızlı Yıkama teknolojisini git dışarıda Arçelik HY Technology diye adlandır. Merak eden açılımından Türkçe birşeyler öğrensin araştırsın ... Değil mi ?
  • Fikirsel
    Bence de ...
    Benim en nefret ettiğim olay da üretememek falan değil, üretip de yabancı isim bulmaya uğraşmak.
    Birkaç örnek:
    Mavi Jeans
    Fırat'ın ismini değiştirip Winhouse olması

    Yukarıdakilere tamamen karşıyım.

    Arçelik'in Direct Drive teknolojisi ve diğerleri
    Arçelik yabancı isim olarak teknolojisine bu ismi verebilir. Ancak Türkiye'de de bunu kullanmanın mantığını anlayamıyorum.
blog comments powered by Disqus