“Zaman bulamıyorum” ve “zamanımı etkili kullanamıyorum” bahaneleri nedeniyle günlüğümle ilgilenemiyordum. Bunların üzerine “sanırım yazılarım okunmuyor” konulu ağırlaÅŸtırılmış
ve taraflı yorumu da ekleyince istikrarlı bir şekilde günlük kavramından uzaklaşıyordum.
Yorumları, istatistikleri takip ediyordum ancak referans olarak yazılarımın gösterilmemesi ve hatta bağlantı bile ( çalıntı yazılar hariç
) verilmemesi beni açıkçası üzmeye baÅŸlamıştı. İşte tam da bu noktada Kaan tarafından paslanan soru ile karşılaÅŸtım. Yöneltilen soru bir süredir beni de düşündüren hatta ara ara kendime sorduÄŸum soru; “son günlerde türk günlüklerinde neler oluyor, bir durgunluk var mı, yoksa aynı mükemmellikte devam mı ediyor” … Sorunun 5 (beÅŸ) alt baÅŸlık ile incelenmesi istenmiÅŸ. Alt baÅŸlıklar ise şöyle;
- Sizce son dönemde Türk e-günlüklerindeki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk e-günlük yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
- Eklemek istedikleriniz.
- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.
Cevaplara ve yorumlara geçmeden önce soruyu eleÅŸtirmek istiyorum! Sorunun içerisinde “aynı mükemmellikte” kullanılmış. Ben buna hani mükemmellikte ÅŸeklinde bir karşı soruyla cevap vermek istiyorum! Yoksa bir süre öncesine kadar mükemmel bir durum vardı da ben mi kaçırdım ?
Sadece soruya yönelik yorumlarımla birden fazla yazı hazırlayabilirim ancak soruda bulunan “mükemmel” ifadesini alaycı olarak yorumluyor
ve cevaplarıma geçiyorum;
Cevap 1
Bu soruya cevap verme hakkı aktif e-günlükleri olan veya e-günlükleri çok yakından takip edip yorumlarıyla katılımcı olanlarda. Yazının başında da belirttiğim gibi ben de, yayınlanma tarihleri arasındaki farklardan da görüleceği üzere, durgunluk dönemine girmiş bulunuyorum. Kabul ettiğim bir konu daha var ki o da diğer yazarları çok yakından takip edemiyorum ve katılımcı olamıyorum. Bahane bulmak kolay ve benim de bahanem hazır; zaman bulamıyorum.
Ancak şöyle bir düşünelim;
- takip edilesi yazarlar biliniyor mu ?
- e-günlük ile ilkokul mantığı ile tutulan günlüğün arasında fark olmamalı mı ?
- kaliteli içerik nedir ?
- düşüncelerimizi paylaşmaktan korkar mı olduk ?!?
- üretmek yerine tüketmeyi mi seçiyoruz ?
- paylaşmak zorumuza mı gidiyor ?
- zaten üreten bir yazar olarak ürettiklerimize karşılık bulamamak ve hatta ürettiklerimizin çalınıyor olması mı bizi sindiriyor ?
Bence bu sorulara yazar olsun olmasın cevap veren herkes ülkemizdeki e-günlük durgunluğunu anlayacaktır. e-günlükler pek anlaşılamamış olsa da çok değerli kaynaklar. Ancak bu değer içerikleriyle doğru orantılı. Günümüzde yeni moda, yeni medya anlayışı ve yeni yazarlık anlayışı e-günlükler üzerine yoğunlaşıyor. Peki biz bunun neresindeyiz ?
İlk soruya cevabıma gelince, EVET, Türk e-günlüklerinde durgunluk fark edilir düzeyde.
Cevap 2
Aslında ilk soruya verdiğim cevap içerisinde nedenler bulunuyor. Ancak yine de konuyu detaylandırmakta fayda var.
Tekrar ilk soruya bakacak olursak durgunluktan bahsediliyor. Durgunluk öncesi bir değişim hareketi olması gerekir ki bu da muhtemel bir yükseliş olduğuna işarettir. Türk e-günlük kullanımı ne zaman yükselişe geçti ?
Bence wordpress, blogger, blogcu vb. kullanımının artması Türk e-günlük dünyasının yükselişi anlamına gelmez. Hoş basit bir bakış açısı ile defterde olanlar internete yazılır oldu, evet amaca kısmen hizmet ediyor, ancak benim e-günlük anlayışım daha katı, daha katılımcı ve daha profesyonel. Ormandaki ağaçlara günlüğünüzün sayfalarını koparıp yapıştırmak ne kadar mantıklıysa, internette geleneksel günlük anlayışı ile yazar olmakta o kadar anlamlıdır.
Ağır bir cevap mı ? Hayır bence hafif bile …
İkinci soruya cevabıma gelince, sanırım günlük yazarları arasında saÄŸlam bir baÄŸ yok … Yazarları takip edebileceÄŸimiz ve biraraya geldikleri kullanışlı bir ortam yok …
Cevap 3
Eğer yazarlar bir şekilde bir araya gelebilir ve gerçekten paylaşımı başalatabilirlerse bu durum ortadan kalkabilir.
Ancak bir araya gelmenin sonuçları olmalı, toplanıyorsak bir amaç için ve bir hedefe ulaÅŸmak için olmalı. Kalitenin artması, özgün içeriÄŸin önemi ve daha niceleri …
Bu konularla ilgili olarak hazırladığım yazılardan bazılarını tekrar hatırlatmak istiyorum; e-Yazar Olmak, Çalıntı İçerik ve Yaklaşımlar, Özgün İçerikte Bilgi Paylaşımı ve Türkçe’yi Korumak.
Üçüncü soruya cevabıma gelince, sanırım bir araya gelmek ve bazı standartları belirlemek gerekiyor. Konulara bakış açımız farklı olabilir ancak eğer yöntemlerimiz de uyuşmuyorsa nasıl bunu paylaşabiliriz ki ? Bugün yabancı e-günlük çalışmaları incelendiğinde başarılı olanların belli bir çizgisinin ve kalitesinin olduğu rahatlıkla görülecektir.
Cevap 4
Cevaplarıma ek yapabilmek için birilerinin yorum yapması gerektiğini düşünüyorum




