Zaman bulamıyorum” ve “zamanımı etkili kullanamıyorum” bahaneleri nedeniyle günlüğümle ilgilenemiyordum. Bunların üzerine “sanırım yazılarım okunmuyor” konulu ağırlaÅŸtırılmış :) ve taraflı yorumu da ekleyince istikrarlı bir ÅŸekilde günlük kavramından uzaklaşıyordum.

Yorumları, istatistikleri takip ediyordum ancak referans olarak yazılarımın gösterilmemesi ve hatta baÄŸlantı bile ( çalıntı yazılar hariç :P ) verilmemesi beni açıkçası üzmeye baÅŸlamıştı. İşte tam da bu noktada Kaan tarafından paslanan soru ile karşılaÅŸtım. Yöneltilen soru bir süredir beni de düşündüren hatta ara ara kendime sorduÄŸum soru; “son günlerde türk günlüklerinde neler oluyor, bir durgunluk var mı, yoksa aynı mükemmellikte devam mı ediyor” … Sorunun 5 (beÅŸ) alt baÅŸlık ile incelenmesi istenmiÅŸ. Alt baÅŸlıklar ise şöyle;

  1. Sizce son dönemde Türk e-günlüklerindeki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
  2. Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
  3. Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk e-günlük yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
  4. Eklemek istedikleriniz.
  5. MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

Cevaplara ve yorumlara geçmeden önce soruyu eleÅŸtirmek istiyorum! Sorunun içerisinde “aynı mükemmellikte” kullanılmış. Ben buna hani mükemmellikte ÅŸeklinde bir karşı soruyla cevap vermek istiyorum! Yoksa bir süre öncesine kadar mükemmel bir durum vardı da ben mi kaçırdım ? :D

Sadece soruya yönelik yorumlarımla birden fazla yazı hazırlayabilirim ancak soruda bulunan “mükemmel” ifadesini alaycı olarak yorumluyor :P ve cevaplarıma geçiyorum;

Cevap 1

Bu soruya cevap verme hakkı aktif e-günlükleri olan veya e-günlükleri çok yakından takip edip yorumlarıyla katılımcı olanlarda. Yazının başında da belirttiğim gibi ben de, yayınlanma tarihleri arasındaki farklardan da görüleceği üzere, durgunluk dönemine girmiş bulunuyorum. Kabul ettiğim bir konu daha var ki o da diğer yazarları çok yakından takip edemiyorum ve katılımcı olamıyorum. Bahane bulmak kolay ve benim de bahanem hazır; zaman bulamıyorum.

Ancak şöyle bir düşünelim;

  • takip edilesi yazarlar biliniyor mu ?
  • e-günlük ile ilkokul mantığı ile tutulan günlüğün arasında fark olmamalı mı ?
  • kaliteli içerik nedir ?
  • düşüncelerimizi paylaÅŸmaktan korkar mı olduk ?!?
  • üretmek yerine tüketmeyi mi seçiyoruz ?
  • paylaÅŸmak zorumuza mı gidiyor ?
  • zaten üreten bir yazar olarak ürettiklerimize karşılık bulamamak ve hatta ürettiklerimizin çalınıyor olması mı bizi sindiriyor ?

Bence bu sorulara yazar olsun olmasın cevap veren herkes ülkemizdeki e-günlük durgunluğunu anlayacaktır. e-günlükler pek anlaşılamamış olsa da çok değerli kaynaklar. Ancak bu değer içerikleriyle doğru orantılı. Günümüzde yeni moda, yeni medya anlayışı ve yeni yazarlık anlayışı e-günlükler üzerine yoğunlaşıyor. Peki biz bunun neresindeyiz ?

İlk soruya cevabıma gelince, EVET, Türk e-günlüklerinde durgunluk fark edilir düzeyde.

Cevap 2

Aslında ilk soruya verdiğim cevap içerisinde nedenler bulunuyor. Ancak yine de konuyu detaylandırmakta fayda var.

Tekrar ilk soruya bakacak olursak durgunluktan bahsediliyor. Durgunluk öncesi bir değişim hareketi olması gerekir ki bu da muhtemel bir yükseliş olduğuna işarettir. Türk e-günlük kullanımı ne zaman yükselişe geçti ?

Bence wordpress, blogger, blogcu vb. kullanımının artması Türk e-günlük dünyasının yükselişi anlamına gelmez. Hoş basit bir bakış açısı ile defterde olanlar internete yazılır oldu, evet amaca kısmen hizmet ediyor, ancak benim e-günlük anlayışım daha katı, daha katılımcı ve daha profesyonel. Ormandaki ağaçlara günlüğünüzün sayfalarını koparıp yapıştırmak ne kadar mantıklıysa, internette geleneksel günlük anlayışı ile yazar olmakta o kadar anlamlıdır.

Ağır bir cevap mı ? Hayır bence hafif bile …

İkinci soruya cevabıma gelince, sanırım günlük yazarları arasında saÄŸlam bir baÄŸ yok … Yazarları takip edebileceÄŸimiz ve biraraya geldikleri kullanışlı bir ortam yok …

Cevap 3

Eğer yazarlar bir şekilde bir araya gelebilir ve gerçekten paylaşımı başalatabilirlerse bu durum ortadan kalkabilir.

Ancak bir araya gelmenin sonuçları olmalı, toplanıyorsak bir amaç için ve bir hedefe ulaÅŸmak için olmalı. Kalitenin artması, özgün içeriÄŸin önemi ve daha niceleri …

Bu konularla ilgili olarak hazırladığım yazılardan bazılarını tekrar hatırlatmak istiyorum; e-Yazar Olmak, Çalıntı İçerik ve Yaklaşımlar, Özgün İçerikte Bilgi Paylaşımı ve Türkçe’yi Korumak.

Üçüncü soruya cevabıma gelince, sanırım bir araya gelmek ve bazı standartları belirlemek gerekiyor. Konulara bakış açımız farklı olabilir ancak eğer yöntemlerimiz de uyuşmuyorsa nasıl bunu paylaşabiliriz ki ? Bugün yabancı e-günlük çalışmaları incelendiğinde başarılı olanların belli bir çizgisinin ve kalitesinin olduğu rahatlıkla görülecektir.

Cevap 4

Cevaplarıma ek yapabilmek için birilerinin yorum yapması gerektiğini düşünüyorum :)

Cevap 5

Bu konuyu paslayacağım kişiler; Ali, Erhan ve Barış.


Tarih: 25 Ocak 2009 10.09 EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Yorum: View Comments
Okunma: 1.607
Geri izleme: Burada
Kategori: Teknoloji, Türkiye
Etiketler: ,
  • Türkiyede dediÄŸiniz gibi zaten mükemmel bir e-günlük zamanı yaÅŸanmadı
    ancak şu var bir dönem bloglara yogun bir rağbet vardı ki bu blog tutmaya başlayan kişilerin yeni cevre edinip yazılarının beğenilmesi ve bunun gerek yorumlarla gerek maillerle desteklenmesi idi
    hatta bloglarda günlük yazarak bir çok dost edinen kişiler oldu
    fakat sonra sayı arttınca kişi kendine ve çevresindekilere güvenemez oldu nette yaşanan bazı yalanlar üzerine kurulan kişiler de bunu sebeb olanlar arasındaydı tabiki var
    dolayısı temiz bir samimiyet ve dostluk üzerine içtenlikle kurulan bloglar zamanla değişik yönlere eğilimi oldu bu gerek pagerank gerek çok tanınmış olup google de ilk sıralarda çıkmak gerek bloglar üzerinden para kazanmak..vb gibi sebeplerle öncvelikle samimiyetle tutulan e-günlükler para için yazılan ticari yazılara döndü herkes googlede nasıl üste olurum gibi yazıları yazmaya çalışınca yazılardaki samimiyette ister istemez azaldı hatta kayboldu
    bunun yanında ilk blogcular blog alanında uzmanlaşmamış (şu an uzmanlar var) ve bunu ögrenmek isteyen kişilerdi dolayısı bloglarında çok zaman harcıyorlardı hazır sistemlerde henüz piyasada fazla olmadığı için bloglarda birşeyleri yapmak zaman alıyordu ve şu var kişinin emek verdiği şeyler daha kıymetli olur bloglarada çok emek veriliyordu fakat şimdi o yok 10 dk. blog açılıp yazılar yayınlanmaya başlayınca bloglarında kıymeti giderek azaldı

    bunların yanı sıra kışın herkes evinde durur tabi çalışmıyorsa akşama kadar evinde olan biri ister istemez sıkılır zaman geçirecek birşeyler arar ki yeni bloglar keşfetmek bir blogcu için çok büyük bir tutku ve zaman harcanan bir süredir o yüzden kışın bloglarda kışın yaza göre rağbet daha fazladır haa yazın neden az derseniz blog tutanlar yazın tatilde olurlar en azından yazın eve kendilerini hapsetmez :)

    son olarak bloglara gerek para kazanmak gerek samimi bir niyetle paylaşmak için olsun e- günlük tutanlar zamanla bloglardan para kazanmanın zor olduğunu gerekse yazılan yazılarının teşekkür bile etmeden çalınması kullanılması blogcuları üzdü hatta kızdırdı ve bloglardan soğumaya başladılar

    ve Türkiyede blog işi büyümeden küçülmeye başladı

    SONUÇ: Türkiyede gerçekten gerçek blogcu yada e- günlük tutan masterlar bulmak artık zor hatta imkansız bile diyebilirim. Çünkü webgünlükler öldü belki biz değil ama onları gömmek içinde çalışan çok oldu farkında veya farkında olmadan

    selametle...
  • Artık sıktı ! çünki okuyucuların faydalanacağı bilgiler sadece internet konulularıyla sınırlı yok ÅŸu nasıl napılır yok bu nasıl yapılır,tamam bunlarda gerekli ama aynı yazıyı onlarca hatta yüzlerce sayfada görüyoruz bu ülke hala blog olayını kavrayamadı insanların kendilerinden birÅŸeyler vererek (kiÅŸisel özel yazıları) yazdığı yazıları bile baÅŸkasının çalarak tamamen hayale dayalı sitesinde yayınlaması benim gibileri çileden çıkarıyor.Birde bakınız bir kaç kiÅŸi dışında (beyn,tansugünay) siyaset yazıları yazan olmuyor insanlara bu ülkede neler olduÄŸu anlatmak lazım yoksa daha çok eziyet çekeriz :)iÅŸte vurdum duymaz bir toplum olduÄŸumuzu blog yazılarına bakarak çok rahatca anlayabiliyoruz saygılar....
  • Cevap üretmek yerine tüketmeyi seçiyoruz ve üretenleri de küstürüyoruz sanırım.
    Ayrıca birçok kişi RSS kullanmayı bilmiyor. Bu da yazarları küstürebiliyor.
  • Kesinlikle cevap üretmek yerine tüketmeyi seçmemizdir. Zaten yazımda da buna deÄŸindim.

    Teşekkür ederim bu arada.
blog comments powered by Disqus