Güçlüyü güçsüz kılmak, dik duranı kambura dönüştürmek ve insanların kendine güvenini kırmak için çok sayıda yöntem olabilir. Sanırım bizim için en tanıdık olanı belli bir kitleye yönelik küçük düşürücü yayınlar.

Hedef kitleye yönelik çeşitli iletişim araçları ile içeriği çarpıtılmış bilgi akışı. Akış içerisinde özellikle küçük düşürücü ifadeler kullanılması ve bu akışın sık yapılması ile öğrenilmiş hareket halini alması. Bazı durumlarda ön bilgi gibi verilen bu bilgi akışını, ilgili veya ilgisiz olayların sonrasında referans olarak kullanılması.

Peki biz nasıl siniyoruz ? Bu yönteme nasıl maruz kalıyoruz ?

İşin tezat tarafı kendi kendimizi sindiriyoruz. Nasıl ? Çok basit bir ÅŸekilde. Åžaka, espiri veya benzeri hiçbir yanı kalmamış hikayeleri sürekli olarak birbirimize aktararak. Bunları sürekli canlı tutarak …

Önceleri e-posta ve şimdilerde de popüler iletişim aracı facebook ile devam eden bir akım.

  • Ay’a giden Türk ve Maceraları
  • Bir Türk’ü nasıl ayırt edersiniz
  • Türk erkeklerinin farkı
  • Türk kadınlarının eksiklikleri
  • vs.

Åžimdi nedir bu ? Neyin parçası olduÄŸunun farkında mısın ? Bir süre sonra bu listelerde yer alan bilgilerin hayatımızda kanıksanmayan bir gerçek haline geleceÄŸinin farkında deÄŸil misin ? Bir süre sonra “bizde astronot göndermeliyiz” yorumuna “neden mangal yapsın diye mi ? haha” cevabını alacağının farkında deÄŸil misin ? Aşırı tepki veriyor gibi görünebilirim ama etrafınızdakilere bir sorar mısınız “bizde astronot gödersek mi acaba?” diye …

Sadece bireysel olarak deÄŸil aynı zamanda diÄŸer platformlarda da oluÅŸturulan; “…. olmadan yapamayız” , “…. ile anlaşılması gerekiyor“, “…. diyorsa yandık” ve benzeri birçok küçük düşürücü yaklaşımı kabul etmek mümkün mü ?

Bunların şaka veya espiri olması gibi bir durum seneler önce bitti. Halen çeşitli paylaşım sitelerinde marifetmiş gibi basitlikler, eksiklikler vb listesi oluşturuluyor. Nedir amaç anlamıyorum !? Cidden şaka yapmak ve dalga geçmek mi ?

Bırakın bu işleri. Birileri sizinle gerçekten dalga geçiyor.


Tarih: 4 Mart 2008 13.51 EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Yorum: 8
Okunma: 632
Geri izleme: Burada
Kategori: Türkiye, Yaşam
Etiketler: ,

4 ping


Yorum için RSS

4 Yorum

  1. #1 Süleyman SÖNMEZ 4.03.08 15.25

    “Türk, öğün, çalış, güven. - Mustafa Kemal

    Hep düşünürdüm. Neden önce öğün? Neden çalış değil? Sonraları anladım. Varlığının geçmişte yaptıklarını ve potansiyelini bilmeyenlerin hayalleri de kısa oluyor.

    Dünyada kendi zamanlarının en güçlü en eşsiz medeniyetlerini kuran bu halkı aldatmadan güçsüz düşüremezsiniz.

    Kendisiyle dalga geçen bir halk baÅŸaramaz. “Türkler böyle Türkler şöyle” dendiÄŸinde aksini ispatlamak için uÄŸraÅŸan binlerce bilimadamımızın ve sanatçımızın çalışmalarını bilmediÄŸimiz ortaya çıkıyor.

    Oysa biraz araştırılsa bizdeki cevherlerin diyaliz ünitesi gibi çalışan nano temelli süzücüler, su tutmayan nano kaplamalar, sürtünmesiz yüzeyler, açıklanmayan genetik deneyler, sanatta eşine ratlanmamış akımlar yarattığını da göreceksiniz.

    Sırf bu önyargı yüzünden bu insanlar gazetelere çıkamıyor bile. Bir buluş yapsalar önce dalga geçiliyor. Sonra zorla alaycı suratla dinleniyorlar.

    Oysa bir Amerikalı en saçma buluÅŸu yapsa metacafe’de videosunu yayınlıyor ve tüm toplumuna öğretiyor.
    En son evdeki çöp torbalarıyla devasa uçan balon yapan birini izledim.

    Bizde olsa daha çöp torbalarını bahçeye koysa önce komÅŸular, sonra çocuklar ardından gençler en son yaÅŸlılar “böyle saçma iÅŸlerle uÄŸraÅŸmamasını” söylerler. Hatta ÅŸansı elverip baÅŸarırsa o gece gelip yıkarlar.

    Bu zihin yapısını deÄŸiÅŸtirmemiz lazım. Biz bir toplumuz, birbirimize cesaret vermemiz gerek. Yapamayana el uzatmamız baÅŸarana da “bravo” dememiz lazım.

    Eksiği varsa da düzeltmek için el uzatmalıyız. Alışık olduğumuz alaycı gülüşle değil.

    Çok güzel bir konuya dikkat çeken güzel bir konu yazmışsınız. Gerçekten elinize sağlık.

  2. #2 erdem 4.03.08 15.29

    Süleyman Bey yorumunuz için teşekkürler.
    Dediğiniz doğru bilim insanlarımız bir manken kadar haber olamıyor. Üretmek yerine tüketmek özendiriliyor.

    Bu konularda da bir yazı yazmayı planlıyorum.

  3. #3 Volkan Özçelik 5.03.08 10.13

    Duyarlılık gerektiren bir konuya dikkat çektiğin için teşekkürler Erdem.

    Ben kısaca “Türkleri moronlaÅŸtırma süreci” diyorum buna.
    Ne eksik, ne fazla — tam anlaşıldığı gibi.

    (yüz)yıllardır devam eden bir süreç bu.

    Uyanmamamız için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.

    Uyanmış azınlık ise, karşısındaki koyunlaşmış güruh karşısında ya ümidini yitirip içine çekiliyor.

    Biliyor musun, internette dolaÅŸan zeka (IQ) testlerinde Türklerin skorları dünya genelinin üzerinde oluyor hep — çünkü bizim salt liseye kadar aldığımız eÄŸitimi yurt dışında Ünivertesite’nin sonunda almış oluyor insanlar (zaten ondan Amerika’da üniversite’lere “college” deniyor — bizim “kolej”lerimizle aynı seviyedeler yani)

    İnan, o kadar parlak beyinler var ki aramızda, Türkiye’de bir silikon vadisi kurmak çocuk oyuncağı.

    En basitinden, facebook’un Türkiye’ye girmesi tüm medyada bangır bangır konuÅŸulurken, cember.net’in oldukça yüklü bir deÄŸere satılması hemen hemen hiç ses getirmiyor (bence büyük bir baÅŸarıdır Türk web’i adına).

    Ya da facebook ile bire bir aynı (ve Türkçe) mondus.net aylarca kabul görmezken, feysbuk birden baş tacı ediliyor.

    Azcık gözünü açıp uyananlar da çeÅŸitli “afyon”lar aracılığıyla tekrar terkar uyutuluyor: Sistematik olarak gündem deÄŸiÅŸtirilerek, önümüze farklı problemler sunularak sürüden ayrılmamız engelleniyor.

    Nasıl mı: Dün türban vardı, bugün terör var, yarın ekonomik kriz gelecek (aslında tüm göstergeler krizin çoktan geldiÄŸini gösteriyor — sadece an itibariyle üstü kapatılabildiÄŸi kadar kapatılıyor)

    Psikoloji’de bunun bire bir karşılığı var:
    “Sistematik duyarsızlaÅŸtırma”.

    Bense buna “sistematik moronlaÅŸtırma” diyorum.

    Evet, sistematik bir şekilde, planlı olarak Türkler moronlaştırılıyor.

    Var mı aksini iddia eden?

  4. #4 erdem 5.03.08 11.40

    Volkan Bey yorum için teşekkürler.
    Tüm dünyada yapılan yönlendirme akımlarının yansımasını biz ülkemizde de yaşıyoruz. Ancak sanırım daha fazla yaşıyoruz. Çünkü bizde büyütme, şişirme ve uzatma çok yaygın :)
    Bahsettiğiniz örneklerde olduğu gibi sadece belli olaylar toplum önünde sergileniyor ve abartılıyor.

    Başarı ithal edilebilir bir duruma getiriliyor.

Yorumuzu Ekleyin