Mesaj vermek için çok çeşitli yollar seçilebiliyor. Kimi zaman satır arasında, kimi zaman da popüler öğelerle birlikte … Tabii mesajını alenen verenlerde olmuyor değil. :)

Bu yazıda popüler, en azından bir süre öncesine kadar popüler olan, kültür ile mesaj verme eğilimine yönelik bir çalışmayı paylaşacağım. Devamı …

Beni tanıyanlar için yazının başlığı bile duygu ve düşüncelerimi aktarmama yetecek öğeler içeriyor … :D

Beni tanımayanlar ve Ankaralı olmayanalar için konuya biraz detaylıca değinmek istiyorum. “Ankara Ankara güzel Ankara” artık taş plaklarda ve tozlu raflarda unutulacak bir marş haline geldi. Ankara için güzel demek çok zor. Ya güzelin tanımı değişmeli ya da Ankara’ya yüklenen anlamlar …

Günümüzdeki durumu özetlemem gerekirse başlıkta kullandığım yaklaşım yeterli olacaktır; The Alışveriş Merkezi City Ankara Devamı …

Önsöz olarak konunun içeriğine ve kapsadığı senaryolara değinmem gerekiyor. Bu yazıda “dış kaynakları kullanma” konusunu değerlendiriyor olacağım. Dış kaynak ile ifade etmeye çalıştığım bir kişinin veya kişilerin veya şirketlerin kendi birikimleri dışındaki kaynakları. Örnek olarak yapılan bir yardım veya bir işin yapılması için aktarılan kaynak.

Kullanıcı, kaynak ve amaç olduktan sonra ortaya çok çeşitli senaryolar çıkabiliyor. İşte bu yazı içerisinde bu üçlünün farklı etkileşimlerini değerlendirmeye çalışacağım.

Kavramlara ve genel olarak yaklaşıma değindikten sonra değerlendireceğim bakış açılarını kısaca listelemek gerekirse; Devamı …

Tarafsızlığımı kaybetmemek adına birkaç gün önce yaşadığım olayı ve bu olayla ilgili düşüncelerimi bugün paylaşmayı uygun buluyorum.

İş yerine gitmek üzere trafikteyim. Işıklara yaklaşırken kırmızının yandığını görüyorum ve yavaşlıyorum. Önümdeki diğer araçlar gibi “son saniye golü atma” heyecanında olmayıp duruyorum ve ışıklarda duran ilk araç :D olmayı başarıyorum. Kırmızının yanıyor olması ve ön sıradaki araçların arkadan gelen araçların da durmasını sağlıyor. Bu da büyük bir başarı … :D

Biz kırmızıda beklerken, ki üç (3) araç yanyana bekliyoruz, nereden geldiğini tam kestiremediğim bir “vıııın ıııın” sesi yaklaşıyor … Devamı …

Bugün 19 Mayıs 2008. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.

Bu konuyla ilgili detaylı bilgiler ve yazılar Milli Eğitim Bakanlığı’nın sayfasında bulunuyor.

19 Mayıs’ın bayram olduğu biliniyor, bilmeyenlerde zaman içerisinde öğreniyor. Ancak asıl bilinmesi/öğrenilmesi gereken hangi günlerin bayram olduğu değil, neden bayram olduğu … 19 Mayıs 1919 öncesinde ve sonrasında neler olduğu … Atatürk’ün neden 19 Mayıs’ı gençlere armağan ettiği … Bence

Çok seçenek olması problemleri beraberinde getirir ve getiriyor …

Sınavlarda karşımıza çıktı çoktan seçmeli sorular. Bir soru vardı ama o soruya ait cevap birden fazla seçenek arasında saklanıyordu. Soruyu anlayan ve çözebilen için seçenekler bir anlam ifade ediyordu ancak öyle sorular soruldu ki, daha seçeneklere geçemeden donakaldı yarışmacılarDevamı …

Okuryazarlık. Okumayı bilmek, okuduğunu anlamak ve düşüncelerini bir şekilde kaleme almak olarak açıklanabilir. Daha başka açıklamaları da vardır, olabilir veya farklı anlamlar yüklenebilir ancak ben bu şekilde sade bir yaklaşımla değerlendirmeyi uygun buluyorum.

Teknolojik gelişmeler, artan imkanlar, ulaşılabilirlik ve internet. Bunlar okuryazarlığa yeni bir boyut kazandırdı. Çünkü artık okumak veya yazmak için yepyeni olanaklarımız var. Eskilerin önüne eklenen bir “e-” ekletisiyle ifade edilebilecek olanaklar bunlar; e-kitap, e-dergi, e-gazete, e-sohbet vs …

Bu durumda e-yazarlık ve e-okurluk tanımlarının yapılması gerekmez mi ? Bence gerekli … Devamı …

Alışveriş merkezlerinde, restoranlarda, sinemalarda, otellerde ve hatta sokakta gezerken bile karşımıza çıkan bir kısaltma WC. Bu kısaltmanın açılımı Water Closet. Anlamı ise birebir çeviri ile su dolabı olarak düşünülebilir. Tabii su dolabından daha çok tuvalet, hela veya lavabo olarak kullanılıyor … :D

Duruma/bulunduğumuz ortama göre lavaboya, tuvalete veya helaya giderken “Ben bir WC’ye gideyim” veya “Bakalım Water Closet bugün nasıl?” gibi yaklaşımların olduğuna pek şahit olmadım. En fazla tuvaletin WC olarak ifade edilmiş olmasından gelen “Burada tuvalet yokmuş WC’ye gideyim o zaman” komedisi nedeniyle dile getirildiğini duydum. :D Devamı …

Bu yazının konusu yine TBY Ankara buluşmasından. Buluşmada gündeme gelen ve düşüncelerimi aktarmaya çalıştığım bir önceki yazı ile de ilişkili …

Başlığı özgün içerikte bilgi paylaşımı olarak seçtim. Böylece hem ön koşul hakkında bilgi vermiş hem de konuyu daraltmış oluyorum. :D Kısaca özgün bir içerik içerisinde bilgi paylaşımı konusuna değineceğim. Konunun önemli ancak bu konuya öncelik vermemin nedeni buluşma içerisinde yaşanan fikir ayrılıkları ve bakış açılarındaki öncelik farklılıkları …

Kişilerin olaylara bakış açısı farklı olabilir. Ancak ben burada ortak bir yaklaşım olması gerektiğini düşünüyorum. Devamı …

Bu konu TBY Ankara buluşmasında da gündeme gelmişti. Çalıntı içerik. Nasıl tepki gösterilmeli ? Ne gibi önlemler alınabilir ? Neler yapılabilir ?

Çalıntı içerik ve bu konuya yönelik yaklaşımlar ile ilgili düşüncelerimi bir süredir paylaşmayı düşünüyordum. Ancak buluşmada yer alması ve bugün okuduğum bir haber bunu en kısa sürede yapmam gerektiğini bana hatırlattı. Devamı …