Özellikle sınav dönemlerinde gündeme gelen bir konu vardır. “GeleceÄŸin Meslekleri”. Sınav öncesi, sınav sonrası ve hatta, eÄŸer var ise, tercihlerin son saniyesine kadar geleceÄŸin meslekleri tartışılır.

Eğitim hayatımız boyunca yaptığımız her çalışma, derslere gösterdiğimiz yakınlık, çoğunlukla ezber yeteneği, belirli süre içerisinde kutucukları doldurma yeteneğimiz ve benzeri çok sayıda değişken hayatımızın büyük bir bölümünü etkilemekte. Bu etkilerin her birinin ne kadar anlamlı olduğu veya küçük yaşta gösterilecek eğilimlerin ne kadar doğru desteklenerek şekillendiği ise başlı başına bir tartışma konusu.

Gençlerin gelecek kararını, yukarıda ifade ettiÄŸim karmaşık ve kağıt üzerinde toplanamayacak formülvari etkileÅŸimler etkilerken “geleceÄŸin mesleÄŸi” baÅŸlıklı çalışmalar da derinden etkileyebiliyor.

Öncelikle “genç” ve “gelecek kararı” tanımlamalarına biraz açıklık getirmem gerekiyor;

Genç ilk paragraf içerisinde ifade ettiÄŸim, hayatımız için belirleyici olan sınav veya sınavlar ile mücadele edenler olarak görülebilir. “Hayat bir sınavdır” ve “aslında her yaptığımız hayatımız için belirleyici” yaklaşımlarını bir kenara bıraktığımızda öğrenci seçme sınavı, özel okullar sınavı, anadolu liseleri sınavı, dil sınavları gibi çok sayıda sınavda elde ettiÄŸimiz sonuçlar aslında hayatımızı derinden etkileyen sınavlar olabiliyor.

Gelecek kararı ise eğitim meslek, bulunduğumuz ve/veya bulunacağımız yer, yaşam şeklimiz gibi önemli yaşam bileşenlerimizde değişikliğe neden olacak karar olarak ifade edilebilir.

Günümüzde gelecek kararı verecek olan gençler incelendiğinde iki ana grup görülecektir;

Bir numaralı grup içerisindekiler ne yapacağından ve hedeflerinden emin olan kişiler bulunmaktadır. Bu kişiler hedefleri doğrultusunda hareket eder ve hedefe ulaşmak için çaba gösterirler. Hedef bir hayal olabilir veya bir kişiye özenilebilir veya günün koşulları belli ve değerleri sonucu şekillenmiş olabilir. Ancak önemli olan kişinin bir hedefi olması ve o doğrultuda hareket ediyor olmasıdır.

İkinci grup içerisindekiler şaşkınlık ve belirsizlik yaşayanlardır. Destek yetersizliği ve/veya hedef belirleyememe en büyük problemleridir. Gerekli destek verilse, doğru yönlendirilseler belki de çok başarılı olacak insanlar bu şaşkınlık ve belirsizlik içerisinde serseri kurşun gibidir. Sonuçta ulaşılacak kişiye yarar sağlayacağı gibi zarar da getirebilir.

Hangi grup incelenirse incelensin önemli olan doÄŸru yönlendirme ve bilinçlendirmedir. KiÅŸilerin niteliklerine ve becerilerine göre yapılmayan tercih felaket ile sonuçlanabilir. Kariyer, huzur, baÅŸarı, mutluluk ve benzeri doÄŸru tercihlerin sonucunda elde edilebilir. Åžans ve fantastik tesadüfler deÄŸerlendirilmemelidir …

Yazımın konusu olan “geleceÄŸin meslekleri yalanı“na dönelim. DesteÄŸin ve yönlendirmenin her iki grup genç için önemli olduÄŸundan bahsetmiÅŸtim. Tercih ve sınav sürecinde yapılan son dakika bilgilendirmelerinin de etkileyici olduÄŸundan bahsetmek gerekir. Nitekim, tercih konusunda yardımcı olanlar, bilip bilmeden atıp tutanlar ve benzeri çok sayıda etken son dakikada kiÅŸilerin tercihlerini etkileyebilir. Benzeri bir son dakika etkisi “geleceÄŸin meslekleri” baÅŸlıklı çalışmalarda göze çarpmaktadır.

Geleceğin mesleği çalışmaları;

  • o gün için popüler olan,
  • mevcut durum ile yarın popüler olması beklenen,
  • bugün ihtiyaç duyulan ve
  • bugün çok kazanan

meslekleri sıralayan bir çalışmadır.

Ancak çalışmanın başlığı bile şaibelidir. Geleceği bu denli tahmin etme, öngörme becerisinin mantıklılığı ve hatta geleceğin ne getireceğinin belirsiz olduğu düşünüldüğünde sadece alışveriş listesi olarak düşünülebilir.

Çalışmanın içeriğine göre o gün başarılı olan veya yakında patlama yapması beklenen bir mesleğe ulaşmak için eğitimine yeni başlayan kişinin senelerini vermesi gerektiği düşünüldüğünde zaten anlamsız olduğu ortaya çıkacaktır. Kaldı ki geleceğin mesleği için ülkemizdeki kontenjanda önemlidir. :D

Acaba günümüz meslekleri için ne kadar imkan vardır ki geleceğin meslekleri için yorumlar yapılabilsin ? Devam etmek gerekirse her bir meslekte bulunan sayısız kişinin aynı koşullara sahip olmadığı da bilinen bir gerçektir.

Çalışmanın vurucu başlığı ve içeriğindeki toz pembe tablolar çekici olabilir. Yönlendirilmemiş ve desteklenmemiş kişiler için etkileyici olabilir. Hatta hedef olarak seçilebilir. Ancak bu çok tehlikelidir!

Bir gence, bu kişi kim olursa olsun, yapılabilecek en büyük kötülük yanlış yönlendirmedir. Kişinin yetkinlikleri, nitelikleri, yapabilecekleri ve daha birçok özelliği bir kenara atılarak bu şekilde itmektir. Tabii ki her bir birey için birebir destek olmak veya yönlendirmek hayal gibi gelebilir. Ancak olması gereken budur. Büyük iş ve hayat kazalarının önüne geçmenin en önemli yolu doğru yönlendirme, bilgilendirme ve desteklemedir. Günümüzde çok sayıda öğrenci ve çalışan, aldığı eğitimden, mesleğinden, hedeflerinden, yaptıklarından, yaşadıklarından dolayı pişmanlık duymaktadır. Bu durum çok ama çok acıdır ve büyük bir yanlışlığa işaret etmektedir. Bu tabloya bakıldığından başarı ve ilerleme nasıl beklenebilir ? Huzur, mutluluk, birliktelik ve problemlerin çözülmesi nasıl hedeflenebilir ?

Çok basit iki örnek ile konuyu desteklemek istiyorum. Bilgisayar mühendisliÄŸi geleceÄŸin mesleÄŸi idi bir zamanlar. Belki halen öyledir. Ben bir Bilgisayar Yüksek Mühendisiyim. DoÄŸal olarak benim gibi bilgisayar mühendisi olan çok sayıda arkadaşım da var. Ben bu seçimi hayalim ve hedefim olduÄŸu için yaptım. Ancak seçimini bahsettiÄŸim “geleceÄŸin mesleÄŸi” baÅŸlıklı araÅŸtırmalar ile yapan tanıdıklarımda oldu. Sonuç tam bir hüsran. Ben bu seçimi yaptığım için mutlu olabilirim ya da en azından aşırı piÅŸman deÄŸilim ancak rahatlıkla ifade edebilirim ki kesinlikte geleceÄŸin mesleÄŸi gibi bir rüya içerisinde deÄŸiliz. En azından ülkemizde. Sonuçta günümüzde bir bilgisayar mühendisine bilim işçisi olarak bakılıyor. Bilmeyenler için oturup iki (2) satır kod yazarak iÅŸlerini bitiriyor ama yorumlar detaylandırıldığında neredeyse teknisyen hizmetleri bekleyenler bile oluyor. Tabii ki çok büyük baÅŸarılar elde etmiÅŸ kiÅŸiler vardır. Fakat bu baÅŸarılar baÅŸta bahsettiÄŸim gibi ÅŸans faktörünü bir kenara bıraktığımızda zaten o kiÅŸilerin başından beri hayalleri ve hedeflerinin net olmasının sonucu deÄŸil midir ? Bir baÅŸka geleceÄŸin mesleÄŸi genetik mühendisliÄŸi idi. Ülkemizde kaç kiÅŸi genetik mühendisi olabildi ve ne imkanlar ile çalışabildi ? Elde ettikleri baÅŸarılar bilgisayar mühendisleri gibi kaç defa gündeme geldi ? Bir (1) veya iki (2) ?

Geleceğin mesleği diye bir meslek yoktur. Geleceğin mesleği denildiği andan itibaren akına uğrayan meslek vardır. Bu tanımlama son derece yanlıştır. Doğrusu; günümüz koşulları ve ilerlediğimiz yol düşünüldüğünde ihtiyaç duyulabilecek mesleklerdir. Ancak yarın atılacak bir adım ile tamamen hüsran olacak bir meslekte olabilir.

Araştırılması ve incelenmesi gereken o kişiye, o gence özel/uygun meslektir. Geleceğin mesleği değil, o gencin geleceğindeki meslektir.


Tarih: 3 AÄŸustos 2008 10.08 EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Yorum: 2
Okunma: 1.190
Geri izleme: Burada
Kategori: Türkiye, Yaşam
Etiketler: ,

1 ping


Yorum için RSS

1 Yorum

  1. #1 Deniz AKIN 3.08.08 10.22

    Eline sa?l?k,güzel bir konuya de?inmi?sin.?imdi ÖSS tercih muhabbetleri televizyon kanallar?nda s?kça dönüyor.Hepsi konu?uyorlar ?u meslek iyi,?u meslekten bi’?ey olmaz diye.Henüz kimseden de senin s?ralad???n dört maddeyle ilgili ses ç?kmamd??n? gördüm.Bo?una ö?rencilerin kafalar?n? kar??t?r?yorlar.

Yorumuzu Ekleyin