• “Hayatımızın her alanında interneti kullanır olduk.”
  • “Bilgisayarlar insan hayatını kolaylaÅŸtırmaya devam ediyor.”
  • “Dünyanın öbür ucundaki bir bilgiye ulaÅŸmak artık mümkün.”

gibi iyimser saçmalıkları bir kenara bırakırsak aslında interneti ve bilgisayarı daha doğrusu bilgi teknolojilerini sadece gerçek hayattaki bencilliğimizi sanallaştırmak için kullanıyoruz.

Bir süre öncesine kadar internette proje geliştirmek ve bu projeyi başkaları ile paylaşmak benim için bir zevkti. Artık değil. Kazanç olarak paranın tekil olarak yeterli görüldüğü; insanların bencilliklerini, saygısızlık ve çok bilmişlikle harmanladığı bir ortamda neden ve nasıl ilerlenebilir ki ?

Kabul gören; kazanç, çıkar, fayda, iş, emek vb. ilişkisini bir başka yazıda paylaşmayı planlıyorum. Dolayısı ile konuya dönmekte fayda var.

İnternet. Adamlar yapmış abi, tarzında bir yaklaşımla değerlendirildiğinde gerçekten de başarılı bir çalışma. Uzakları yakın yapan, bilgiyi insanlara ulaştıran, iletişimi kolaylaştıran bir araç. Doğru kullanıldığında kişilerin kendilerini geliştirmesi, para kazanması, yeni konulara yönelmesi hatta güzel bağlantılar kurması bile mümkün.

Peki internet nasıl kullanıyor ? Gözlemlediğim kötü örnekleri paylaşmak istiyorum bu yazıda. Neden e-proje yapmak gibi fikirlere ısınamadığımı ve hatta kırıldığım noktaları bile içinde barındıracak bu örnekler/yorumlar.

  • KiÅŸisel bencilliklerin yansıması çok net bir ÅŸekilde görülüyor bu sanal alemde de. Bilgiye ulaşırken, bilgiyi paylaşırken, üretirken, üretileni incelerken veya kullanırken genel bir bencillik durumu sözkonusu. Hep ben, hep ben duyguları fışkırıyor sanal yaklaşımlar bile. Kazancını gözetiyor insan bir adım atarken.
  • İnternet ile yapılabileceklerden ziyade internet ile kazanabilecekler hesaplıyor. Basit hesap hem de bunlar. Kimi zaman para kimi zaman sanal iliÅŸkiler veya ün. Para mevzusuna baÅŸka bir yazıda yorum yapacağım ama burada sanal kazançlar öyle baskın oluyorki kimi zaman baÅŸkalarının üstüne basmak gerekiyor.
  • Kullanıma bakıldığında sürekli bir moda takip ediyoruz, veya ettiriliyoruz. Bir akım olsa da taklit edilse diye bekliyoruz resmen. Taklit edilse de o dalgadan bu dalgaya savruluyoruz sürekli. Genellikle bir hedef yok, öndeki koyuna yakın durduÄŸumuz sürece güvendeyiz ya. Sıkıntı olmaz, problem yaÅŸanmaz.
  • İnterneti arama yapmak veya bilgiye ulaÅŸmak veya üretmek amacıyla kullanmaya gerek yok. Sanal iliÅŸkiler kurabildiÄŸimiz sürece veya egomuzu tatmin edebildiÄŸimiz sürece her kullanım ÅŸekli makbuldür.

Google arama motoru ile aramalar yapılıyordu bir zamanlar. Ondan önce yahoo, altavista vardı. Åžimdilerde ise facebookta arkadaÅŸ aramak moda oldu. :) Buna benzer sosyal networkler çoÄŸaldı çoÄŸaldı ve çoÄŸaldı. Öncede küçük kümeler halindeydi bunlar sonradan popülerliÄŸi tavan yaptı. Aslında bir amacı var, bilgi yerine kiÅŸilere ulaÅŸmak ama amacını aÅŸtı zaman öldürgeci haline geldi çoÄŸu zaman. KiÅŸiler interneti, yeni arkadaÅŸ bulmak, çevre yapmak veya egoları için reklam panosu olarak kullandılar. Alakasız yerlerde bile güneÅŸ gözlükleriyle 30 derece açıyla bakmak durumdaydı insanlar artık poz verirken. Yeni bir ekoldu bu artık. Yepyeni kahramanlar ve kiÅŸiler getirdi gündemimize. Olmadık olaylar haber oldu hatta “Yeni Nesil Habercilik ve Medya” baÅŸlıkla yazıda dile getirdiÄŸim haber yaklaşımlarına malzeme olacak durumlardı bunlar.

Video paylaşım siteleri aldı başını yürüdü. Benzeri şekilde kişilerin ürettikleri ve üretemedikleri gündeme oturdu :). Buraya da yine bir kitlesel hareket ile hücüm etti insanlar. Doldurdular taşırdılar siteleri. Paylaşım dozu kaçtı zaman zaman kötü niyetli ürünler geldi kişilerin önlerine. Bu ürünler radikal kararlar aldırdı kimilerine. Sonuçta bu sitelerinde bir amacı vardı, üretimleri meraklılarına ulaştırmak. Ama ne oldu, eline kamera alan senarist oldu, editör oldu, haberci oldu, filmci oldu. :)

Üretilen projelerde “ilk benim, önce benim projem vardı” havası oluÅŸmaya baÅŸladı. Özellikle yerli projelerde. Bunun nedeni belkide bu popüler olan sitelerin taklitlerine yönelik toplumsal yaklaşımların olmasıydı. Projelere Türkiyede ilk ibaresi konmaya baÅŸlandı. Önce biz vardık demek büyük bir imaj olmuÅŸtu artık. Ama bakılması gereken önceden olan deÄŸilde kaliteli olan deÄŸil miydi ?

Projelere kitleler çekmek artık zorlaşır hale geldi. AraÅŸtırmacılar bir sayfanın 9 saniye etkileme süresi olduÄŸundan bahseder oldu. Dolayısı ile kiÅŸiyi proje üzerinde büyük bir pazarlama gücünüz olmadan tutmak zor hale geldi. Zaten kiÅŸiler markalaÅŸmış olmayan veya büyüklerden biri olmayan bir proje yönelmektense “amaan hadi eÄŸlenceye” diyerek diÄŸer popüler mekanlara akar oldu. :)

Ne için kullanıyoruz interneti nasıl kullanıyoruz ?

Basit aslında bunun cevabı, basit bir yaşam döngüsünün sanallaşmış hali sadece;

  • çevre edinmek için,
  • ego için,
  • para kazanmak için,
  • kazanmak için …

Önceleri çok yadırgadım kiÅŸilerin giriÅŸimcilere olan heves kırıcı yaklaşımlarını. Ama kimseyi suçlamaya hakkım yok. Sanal gerçeklik gerçek oluyor. Sanal dünyanın gerçek dünyaya yakınsamasını baÅŸarıyor insan …

:D


Tarih: 21 Ocak 2008 15.52 EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu
Yorum: 4
Okunma: 1,645
Geri izleme: Burada
Kategori: Teknoloji, Türkiye
Etiketler: ,

4 ping


Yorum için RSS

Yorum Yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumuzu Ekleyin








  • # grip aşısı oldu sol kolda hafif yanmalar hissediyor ...
  • # wii ve mario galaxy kollarımda kasılamalara neden oldu sanırım spor yapmalıyım ...
  • # odanın genel temizliÄŸi tamam ÅŸimdi sıra bilgisayarda ...
  • # wii için oyun ve aksesuar yatırımları yapmaya devam ediyor ...
  • # PDA araÅŸtırmalarında ... HTC, Blackberry, IPhone vs.