Global ısınma ve susuz kalma korkusundan olsa gerek her yağmur yağısına sevinir oldum.
Bugün yine Ankara’da yaÄŸmur vardı. YaÄŸmur ben yürümüye baÅŸladığım anda baÅŸladı ve giderek hızlandı
… Bir telefon görüşmesi sonucu beni almaya gelen arkadaşım sayesinde yaÄŸmur suları iç bölgelere ulaÅŸmadan
gitmek istediğim yere vardım. Ancak işim bitipte dönüşe geçtiğimde bu kadar şanslı değildim.
GidiÅŸ yolundaki kadar yoÄŸun olmasa da dönüş yolunda da yaÄŸmur yağıyordu … GidiÅŸ ile dönüş arasında geçen sürede yaÄŸmur suları altyapı ve yol yaklaşımlarımız nedeniyle birçok yerde birikmiÅŸti. Altyapı ve yol yaklaşımlarımız hakkında yorum yapmayacağım. BambaÅŸka bir konu …
Biriken yaÄŸmur sularının taşıt geçiÅŸleri sırasında oluÅŸturabileceÄŸi tehlikeleri gözönünde bulundurarak zigzaglar çizmeye ve bu tehlikelerden olabildiÄŸince uzak durmaya çalıştım. Bu kaçışlar zaman zaman kaldırım deÄŸiÅŸtirme gayretine bile dönüştü … O derece yani
… Bu yaÄŸmurlu yolculuk baÅŸarıyla sonlanacak ÅŸeklinde düşünürken bütün çabalarımı boÅŸa çıkaran bir olay ile karşılaÅŸtım.
Tahmin etmek zor olmayacaktır sanırım. Yoğun mücadele verdiğim su birikintileri bir taşıtla işbirliği yaparak bana saldırıya geçti!
Olay sonrasında kızgınlık ve sinir birbirine karıştı. Büyük bir ÅŸaÅŸkınlık … Aslında saçma bir ÅŸaÅŸkınlık, her taraf su birikintisi … Ancak insan düşünüyor;
- yolun büyük bir bölümünde su birikintileri var,
- kaldırımlarda yürüyen insanlar gayet net gözüküyor,
- 1,2 veya 3 tane de deÄŸil,
- araba ile su birikintisinden geçince su sıçratabilirsin.
Biraz yavaş gitsene, su birikintisinden geçerken yavaşlasana, su sıçratabileceğin insanları düşünsene! Düşünmek gerekiyor tabii bunların ön koşulu düşünmek! Sadece kendini değil çevrendekileri de düşünmek! ![]()





Yorum Yapılmamış
Henüz yorum yapılmamış.